Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

TECVİT ÖĞRENELİMMİ.?

Nereden Yazdırıldığı: Http://www.nurbahcesi.org
Kategori: İslam
Forum Adı: Kur'an-ı Kerim
Forum Tanımlaması: Hidayet kağnağımızdan dökülenler...
URL: Http://www.nurbahcesi.org//forum_posts.asp?TID=5682
Tarih: 21-Aralık-2014 Saat 08:11


Konu: TECVİT ÖĞRENELİMMİ.?
Mesajı Yazan: medahms
Konu: TECVİT ÖĞRENELİMMİ.?
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2008 Saat 15:59
  BİRİNCİ DERS
(_İnşaallah  hergüne  bir ders  öğrenelim_)
 
1)HARF-İ MEDD:
 Kelime olarak “uzatma harfi” demektir. Uzatma harfleri üç tanedir. Bunlar:

 a) Vav                    b) Ya                            c) Elif     

a) VAV HARFİ :Peki vav harfi ne zaman harfi medd (uzatma harfi ) olur?

- Vav harfi sakin olup  kendinden önceki harfin harekesi de ötre       olursa, o zaman vav, harf-i medd olur.

(SAKİN: Harekesi olmayan harf demektir = yani üstünü , esresi ve ötresi olmayacak.)Örnekleri görelim:

Kırmızı renkte yazılmış olan vav harflerine dikkat edelim. Göreceksiniz ki bu harflerden hiç birinin harekesi yok ve kendinden önceki harflerin hareksi de, hepsinde “ ÖTRE ” olarak gelmiştir. Peki, iyide bu ne anlama geliyor   o zaman? Kardeşlerim bu şu demek; Burada ki “ vav ” harfi , kendinden önceki harfi uzatacak demektir.Öğle ise ne kadar uzatacak? Şimdi  buna dikkat edelim: Ağzımızdan “elif  “ kelimesi çıkana kadar geçen süre ne kadarsa , bizde o kadar, o harfi uzatacağız. Başka bir değişle, elimizi tamamen açarak bir masanın üzerine koyalım.(avuç içi masaya yapışacak şekilde) sonrada şehadet parmağımızı bir kez havaya kaldırıp – indirelim. İşte biz bu geçen kısa zamana tecvit ilminde “Bir elif miktarı  uzatmak ”diyoruz.

  O halde şu soruyu hiç unutmayalım: Bir elif miktarı ne demek?

 (Şehadet parmağımızı bir kez kaldırıp indirecek kadar geçen zamana bir elif miktarı diyoruz.)

 Şimdi  yukardaki örneklere bir kez daha bakalım.( sağdan – sola doğru = Arkadaşlar burada daima sizin SAĞINIZ VE SOLUNUZ esas alınmıştır, ekranın değil.) Vav’dan önce hangi harfler gelmiş:

Biz harekesi “ötre” olan bu harfleri okurken bir elif mikdarı  uzatarak okuruz.Bunları türkçe olarak gösterirsek şöyle okumalıyız:     Nû , Rû ,Mû , Tû , Cû , Kû .   Sanıyorum anlaşılmıştır.

 

 b) YA  HARFİ: “Ya” harfi ne zaman harfi medd olur? “Ya” harfi sakın olup, kendinden önceki harfin

harekesi “ESRE       Olursa o zaman “Ya “ harfi , harfi medd olur. Yani diğer bir deyişle “Ya ” harfi bir elif

mikdarı uzatılarak okunur. Şimdi örneklerini  görelim:  

Burada ki “Ya “ harfinden hiç birinin harekesi  yoktur. Hepsi sakindirler. “Ya “  harfinin harfi med olması için kendi sakin, kendinden önceki harfin hareksi de “ESRE “ Olması gerekir. Zaten hepsinin harekesi de esredir. Öğle ise biz bu “Ya” harfinden önce gelen, bu harfleri, bir elif miktarı uzatar

   

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">



Cevaplar:
Mesajı Yazan: GARIP_ANKARA
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2008 Saat 19:27
 Ellah razı olsun tecvit farzdır bilmeyenlerin öğrenmesi icab eder


Mesajı Yazan: GARIP_ANKARA
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2008 Saat 19:30
 

2)SEBEB-İ MEDD: Uzatma sebebi demektir. Bu da iki kısma ayrılır:

a)HEMZE : Harekesi olan “Elif ’e “ hemze denir. Örnek :

b)SÜKUN : Daha önce gördüğümüz gibi , harekesi olmayan ( yani ne esresi, ne ötresi ve nede üstünü olmayan ) harfe biz

Sükun diyoruz. gibi. Bakınız bu harflerin hiç birinin harekesi yoktur.

Dolayısı ile harekesi olmayan harfe sakin harf diyoruz. Burada şunu da ekleyelim: İleride göreceğiz ama yine de belirtelim:

CEZZİMLİ “ olan harflere de “SÜKUN “ diyoruz.

Mesela: gibi.



Mesajı Yazan: zeze_58
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2008 Saat 19:58
 Kur’ân’ı hatâsız okuyacak kadar tecvid bilmek her Müslüman için farzdır.
 
devamederseniz ii olur
teşekkür ederim konu çok güsel


-------------


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 21-Ocak-2008 Saat 19:16
 2. DERS
 
 
2)SEBEB-İ MEDD: Uzatma sebebi demektir. Bu da iki kısma ayrılır:

 

 

a)HEMZE : Harekesi olan “Elif ’e “ hemze denir. Örnek :  

 

b)SÜKUN : Daha önce gördüğümüz gibi , harekesi olmayan ( yani ne esresi, ne ötresi ve nede üstünü olmayan ) harfe biz

 

Sükun diyoruz.   gibi. Bakınız bu harflerin hiç birinin harekesi  yoktur.

 

Dolayısı  ile harekesi olmayan harfe sakin harf diyoruz. Burada şunu da ekleyelim: İleride göreceğiz ama yine de belirtelim:

 

CEZZİMLİ “ olan harflere de “SÜKUN “  diyoruz.

 

Mesela:          gibi.



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 23-Ocak-2008 Saat 16:55
 3.- DERS

3) MEDD-İ TABİÎ : Harfi medden sonra sebeb-i medden hiç bir şey bulunmazsa, o zaman “Medd-i tabii” olur.        

 Bir elif miktarı uzatmak Vaciptir:

( Daha önceki bilgilerimizden hatırlayalım; harfi medd yani uzatma harfleri  üç tane idi. Bunlar :

 

sebebi meddi de  hatırlayalım: hemze = harekli elif  ve  SÜKUN = harekesiz ve cezzimli harf idi )

Örnekler :     

 

Arkadaşlar sanıyorum sizin de dikkatinizden kaçmamıştır. Aslında daha önce görmüş olduğumuz harfi medd ile Meddi Tabiî aynı şeylerdir. Fark sadece şuradadır. Harfi medden sonra sebebi medden bir şey gelmemiş olacak ki, o zaman meddi tabii olsun. Öğle ise gelin, karışık gibi gelse de, şu cümleyi bilelim: Her meddi tabii harfi medd olur ama her harfi med meddi tabi olmayabilir. Zira harfi medden sonra sebebi medden bir şey gelirse, o zaman meddi tabii olmaz.Burada ki medd harflerinden sonra (Kırmızı ile işaretlenmiş elif,ya ve vav harfleri) sebeb-i Medden hiç bir şey olmadığı için meddi tabii olmuşlardır. Fakat bir de şu örneklere bakalım:

 

Bakın burada,kırmızı ile yazıp altını  çift çizgi ile işaretlediğimiz iki tane medd harfi var. Onlardan sonra da Mavi ile yazdığımız sebeb-i medden “hemze “ gelmiş. Ama sanıyorum  dikkatinizden kaçmamış olacak, bakın oradaki işaretli  eliflerden sonra , sebebi medden harekeli hemze gelmiş. Öğle ise burası meddi tabi olmaz. Neden ? Çünkü Harfi Medden sonra sebebi medden hiçbir şeyin gelmemesi gerekir. Burada ise “hemze” gelmiştir.

 NOT: Medd-i Tabii ne kadar uzatılacak? Bir elif mikdarı uzatılacak. Yani şehâdet parmağımızı birkez kaldırıp indirecek kadar (bir zaman) uzatacağız. Hatırlarsanız, birde demiştik ki; ağzımızdan “Elif “ kelimesi çıkana kadar geçen bir süredir bu.

 

ÖRNEKLER                              : 



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: yanlız
Mesaj Tarihi: 27-Ocak-2008 Saat 19:56
 Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler.


-------------


Mesajı Yazan: kiraz_gez
Mesaj Tarihi: 30-Ocak-2008 Saat 08:40
 namaz sureleri hatasiz okuyacak kadar tevcid bilmesi her müslümana farzdir.


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 03-Şubat-2008 Saat 14:29
 4) MEDD-İ MUTTASIL :

Tanımı: Harfi medden sonra sebebi medden ayın ağzı şeklinde ki hemze               gelir ve her ikisi de aynı kelimede

 bulunursa, o zaman MEDDİ MUTTASIL olur. Meddi muttasılın meddi VACİP’tir.Örneklerle görelim:

 

Arkadaşlar bakınız burada medd harflerininin altını işaretlemiş bulunuyorum. Dikkat edecek olursanız çift çizgi ile altlarını çizdiğim ve kırmızı ile yazdığımız medd harflerinden sonra, Mavi kalemle yazdığım, sebebi medden ayın ağzı şeklinde ki “hemze” gelmiş ve her ikiside aynı kelimede bulunmuştur. Peki bu meddi muttasılı kaç elif miktarı çekeceğiz? Dört elif miktarı çekeceğiz. Dört elif miktarı ne demek? Dört elif mikdarı demek , elimizi bir masanın üzerine koyacağız ve şehâdet parmağımızı 4 defa, arka arkaya kaldırıp indireceğiz. İşte bu geçen süreye “ Dört elif mikdarı “ uzatma diyoruz.Bir başka deyişle 4 defa elif (Elif elif elif elif) okuyacak kadar geçen süreye 4 elif miktarı denir.

ÖRNEKLER

 

 

 

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 18-Nisan-2008 Saat 09:43
  http://www.canliyayin.org/yayin.php?id=264 - http://www.canliyayin.org/yayin.php?id=264

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 25-Kasım-2008 Saat 17:34
Orjinalini yazan: zeze_58

 Kur’ân’ı hatâsız okuyacak kadar tecvid bilmek her Müslüman için farzdır.
 
devamederseniz ii olur
teşekkür ederim konu çok güsel
 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 25-Kasım-2008 Saat 17:41
 5) MEDDDİ MUNFASIL: 
 
 Bitişik olmayan, ayrık uzatma demektir.

 Harfi medden (و ى ا) sonra sebebi medden uzun hemze (ا ) gelir

ve ikisi ayrı ayrı kelimelerde bulunursa meddi munfasıl olur.

Dört elif miktarı uzatılması gerekir.

Meddi munfasılın uzatılması CÂİZ'dir.

Peki caiz ne demektir?
Caiz demek, dört elif miktarı çekilse de olur çekilmese de olur.

Ancak kıraat imamlarımız iki elif miktarından aşağı uzatmamıştır.

 

 

Örnek: يَاۤ اَيُّهَا    تُوبوُۤ اِلَى اللهِ    اِنِّىۤ اَخَافُ 

 

Örnek açıklama: ياايها    derken harfi med olan eliften sonra sebebi medden uzun hemze geldiği ve

ikisi ayrı ayrı kelimelerde bulunduğu için meddi munfasıl olmuştur.


-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 25-Kasım-2008 Saat 17:43
 

6) MEDDİ LAZIM: 

Mutlaka uzatılması gereken med demektir.

 Harfi medden (و ى ا)  sonra sebebi medden sükunu lazım (cezm veya şedde) gelirse meddi lazım olur.

 Peki SÜKUN'U LAZIM ne demektir? 

Kur'an-i  Kerim'i okurken ister duralım veya isterse geçelim,

her iki durumda da var olan  sukuna SÜKUN'u LAZIM denir.

 

Örnek: وَلاَ الضَّاۤلِّينَ  اَلْحَاۤقَّةُ    تَأْمُرُوۤنِّى 

 

Örnek açıklama: وَلاَ الضَّاۤلِّينَ  derken harfi med olan eliften sonra sebebi medden sukunu lazım geldiği için meddi lazım olmuştur.

 

 

Meddi Lazım 4 çeşittir

1.Meddi Lazım Kelime-i Musakkale (şeddeli kelime)

2.Meddi Lazım Kelime-i Muhaffefe (cezimli kelime)

3.Meddi Lazım Harf-i Musakkale (şeddeli harf)

4.Meddi Lazım Harf-i Muhaffe (cezimli harf)

 

 



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 25-Kasım-2008 Saat 17:45
 

 

MEDDİ LAZIMI   DÖRT BAŞLIK ALTINDA 

 
İNCELEYECEĞİZ

 


a) Meddi Lazım Kelime-i Musakkale: 

 Arkadaşlar  buradaki harfi medd ve sebebi medd (SÜKUN'u lazım) aynı kelimede meydana geldiği için ve de şeddeli olduğundan bu ismi almıştır. Zaten  dört bölümde de harfi medden sonra sebebi medden cezzimli bir harf gelmekte. Kısaca harfi medd ve sebebi medd aynı kelimede meydana geldiği için bu ismi almıştır. Bunu örneklerle görelim:


Arkadaşlar, bu örneklere bakalım, burada kırmızı renkte yazıp parantez içine aldığımız bölüm Kur'an-i Kerim'de ki  yazılı hali. Parantez içine almadığımız bölüm ise, size " SÜKUN'u lazımı " açık olarak gösterelim diye yazdık( mavi renkli  ve cezzimli olan LAM ve KAF harfine dikkat edin)  Çift çizgi ile çizdiğimiz  harfi medleri sanıyorum hemen gördünüz. Dikkat edelim şimdi; Parantez içine aldığımız kelime de harfi medden sonra ne gelmiş ? ŞEDDELİ BİR  harfin geldiğini açık olarak görülüyor. Peki bu ne anlama geliyor? Söyleyelim: Harfi medden sonra ŞEDDELİ bir harf geldiği için ve bu da aynı kelimede bulunduğu için diyoruz ki burada MEDDİ LAZIM KELİMEİ MUSAKKALE VAR ve dört elif miktarı uzatmakta vaciptir. Bir kez daha belirteyim. Altlarını tek çizgi ile çizdiğim(Mavi tek çizgi) yerler ise şeddeli harfin açık yazılışını göstermek içindir. Zaten arka arkaya gelen bu iki harf görülüyor. Birincisi cezzimli ikincisi harekeli olan bu iki harf,yazı kurallarına göre birleştirilmiş ve başına da şedde konmuştur.

 

b) Meddi Lazım Kelime-i Muhaffefe: Bu bölümde de harfi medd ve sebebi medd yine aynı kelimede cereyan ediyor. Ne var ki burada harfi medden sonra gelen SÜKUN, a şıkkında olduğu gibi şeddeli değil de cezzimlİ gelmiştir. Bir kez daha diyelim; Harfi medden sonra sebebi medden cezzimli bir harf gelmiş ve de aynı kelimede bulunmuş oluyor.Bu durumda burada ki tecvidin adı Meddi lazım kelimei MUHAFFEFE (cezzimli) olur. Bunu örneklerle görelim:




Arkadaşlar, burada ki harfi medd, baştaki elifin üstünde olan ve adına " mukadder = takdir edilmiş " 

dediğimiz eliftir ve biz onu size, okunan elifin üstünde kırmızı ile gösterdik. Ondan sonra gelen mavi yazılı lam hafinin üstünde ki SÜKUN'da lazım SÜKUN'dur. Bu tecvidden Kurani Kerimde sadece iki yerde( Yunu suresi 59  ve 91. ayetlerinde) bulunmaktadır. Tekrar edelim: Harfi medden  sonra sebebi medden lazım SÜKUN ( buradaki cezzimli) gelmiş ve ikisi de bir kelimede cereyan ettiği için Meddi lazım Kelimei Muhaffefe olmuştur.

 

 c) Meddi Lazım Harfi Musakkele: Arkadaşlar yukarıdaki iki şıkkı aynen tekrar etmek durumundayız. Çünkü yukardaki kelimelerde geçen kural bu kez de harflerde meydana gelecek. Tanım yine aynı: Harfi Medden sonra sebebi medden SÜKUN'u lazım gelirse meddi lazım harfi musakkele olur. Yani harfi medden sonra ŞEDDELİ   HARF gelir.

Arkadaşlar Kur'ani Kerimde  hurufu mukatta dediğimiz bu örnekleri görmemiz mümkün. Fakat biz bunu okurken uzun yazıldığı gibi okuruz. Bakın bu iki kelimeyi hem cezzimli haliyle ve hem de şeddeli haliyle  yazdım ki olayı net görelim. Ama biz bunu okurken ŞEDDELİ İMİŞ gibi okuduğumuz için bu tecvide Meddi Lazım  Harfi Musakkale deriz. Musakkele demek şeddeli demektir. Mavi ile yazılmış ve arka arkaya gelmiş iki " mim " harfi görüyorsunuz. Tecvid kaidesi kuralınca bu iki MİM harfi tek olarak yazılır ve başına da ŞEDDE konur. Bu olay harf üzerinde olduğu içinde Meddi lazım Harfi Musakkele adını alır. Kırmızı olarak yazdığım son bölümde ise MİM HARFİ ÜZERİNDE Kİ ŞEDDEYİ açık olarak görüyorsunuz. 

 

d) Meddi Lazım Harfi Muhaffefe:  Bu son şıkta da yine harfi medden sonra sebebi medden SÜKUN gelir ve de bu olay kelimede değil harfte cereyan ettiği için harfi muhaffefe adını alır. Örneklerle görelim:


Arkadaşlar bakın tek olarak Kurani Kerimde gördüğümüz bu harfler okunurken açık bir şekilde  yazdıklarımız gibi okunur. Bu olayda harfi medden  sonra gelen SÜKUN ( yani cezzim )sadece harfte gerçekleştiği için bu tecvide de Meddi lazım Harfi Muhaffefe diyoruz. Arkadaşlar böylece en zor tecvidlerden birini bitirmiş oluyoruz.

 



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 25-Kasım-2008 Saat 17:47
 

7) MEDDİ ARIZ: 

 Durak meddi demektir.

Harfi medden (و ى ا)  sonra sebebi medden sükunu arız gelirse meddi arız olur.

Sukunu arız neye denir?

Kuran-i Kerimi okurken,durulduğu zaman olan ama geçildiği zaman olmayan sukuna, SUKUNU ARIZ diyoruz.

 

 

Örnek: يوم الدين     خالدون     رب العالمين   

 

Örnek açıklama: يوم الدين

 

Aslında "yevmiddîne" yazdığı halde, ayet sonu olduğu için biz onu "yevmiddîn" diye okuduk.

İşte sukunu arız, uzatma sebebi olan ( ْ ) cezm'işaretinin gerçekte olmayıp, bizim durmak istediğimiz kelimenin sonundaki harekeyi okumayıp, sanki cezm varmış gibi durmamızdır.

En az 1, en çok 4 elif miktarı uzatılır.

 

 

  http://tecvid.blogcu.com/Tecvid+Dersleri/ - http://tecvid.blogcu.com/Tecvid+Dersleri/

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 23-Ocak-2009 Saat 14:33
 
Bölüm
Tecvid Konuları
1 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=02 - Harf-i Med
2 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=03 - Sebeb-i Med
3 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=04 - Medd-i Tabiî
4 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=05 - Medd-i Muttasıl
5 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=06 - Medd-i Munfasıl
6 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=07 - Medd-i Lazım
7 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=08 - Medd-i Arız
8 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=09 - Medd- Lin
9 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=10 - Tenvin ve Nun’u Sakin
10 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=11 - İhfa
11 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=13 - İzhar
12 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=14 - İklab
13 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=15 - İdğam-ı Maal  ğunne
14 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=16 - İdğam-ı bilağunne
15 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=17 - İdğam-ı Misleyn
16 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=18 - Sakin mim’in Hali
17 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=19 - İdğam-ı Mütecaniseyn
18 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=20 - İdğam-ı Mütekaribeyn
19 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=21 - İdğam-ı Şemsiye
20 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=22 - İzhar-ı Kameriye
21 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=23 - Kalkale
22 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=24 - Hükmürra
23 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=25 - Lafzatullah
24 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=26 - Zamir
25 http://www.farukinet.com/tecvid/tecvid.asp?bolum=27 - Sekte




-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 23-Ocak-2009 Saat 15:27
  9) Medd - İ  Lîn :
 
Lin harfinden sonra sebebi medden  SÜKUN gelirse Meddi Lin olur. Ancak önce lin harflerini

görelim: Bunlar iki tane olup VAV         ve   YA          Harfleridir. Peki Meddi Lin ne zaman olur? Bu iki harften biri

bir kelimede sakin ( Yani CEZZİMLİ) olarak bulunur ve kendilerinden önceki harfin harekesi de

  ÜSTÜN                       olarak gelirse  Meddi Lin olmuş olur. Örneklerle görelim:

 

Kıymetli arkadaşlar, bakınız burada lin harflerini kırmızı ile belirttik. Bunlar   ve     harfleridir. Dikkat

etti iseniz lin harflerinden önceki harflerin harekesi de “ÜSTÜN” olarak gelmiş. Şayet biz bu kelimeleri durmayarak okursak sonlarında ki tenvin ve harekeleri de okuruz. O takdirde de Meddi lin olmaz. Fakat duracak olursak sonunda ki tenvin ve harekeler sakin (cezzimli) olmuş olur  ve bu durumda da Meddi lin  meydana  gelmiş olur. Meddi linin Meddi caizdir. Yani alimler ne kadar uzatılacağı noktasında ihtilaf etmişlerdir. Bunun için vacip değil caiz olmuştur. Buna göre bizler Medd-i Lin'i iki başlık altında inceleyeceğiz;

 a) Lin harfinden sonra gelen SÜKUN LAZIM SÜKUN gelirse iki şekilde okunur:

1)     Tul olarak okunur.( Dört elif miktarı uzatılarak okumak.)

2)     Tevassut olarak okunur.( İki veya üç elif miktarı çekilerek okunur.)

  b) Lin harfinden sonra gelen SÜKUN, ARIZ SÜKUN ise bu durumda da Medd-i Arızı nasıl okuyorsak bunu da öğle okumuş oluruz.Kısaca belirtecek olursak ;

a) Sonu üstün ile biterse üç vecih(çeşit) caiz olur.Tul,tevassut ve kasr.

b)Sonu esre ile bitrerse dört vecih caiz olur.Tul, tevassut, kasr ve ravm.

c)Sonu öter ile biterse yedi vecih caiz olur.Tul,tevassut,kasr, tul ile işmam, tevassut ile işmam,kasr ile işmam bir de ravm ile okuyabiliriz.

 

 

ÖRNEKLER



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: Zühre Nur
Mesaj Tarihi: 31-Mart-2009 Saat 10:16
 Allah razı olsun kardeşim bende bu aralar tecvit ilmi öğrenmeye gidip geliyordum güzel tevafuk oldu artık burdan da takip ederim dersleri. paylaşımın için Allah razı olsun.Hakikaten Allahın kelamını hatasız öğrenmek çok önemli.Mevlam ilmini öğrenmeye niyetlenen tüm kullarının göğsünü, zihnini açık,işini de kolay kılsın inşallah.Amin


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 01-Haziran-2009 Saat 11:30
 Tenvin ve Nun’u Sakin 

 

a) TENVİN : İki ötre, iki esre ve iki üstüne denir :

 

 

b)NUN’U SAKİN : Cezzimli Nun harfine denir :   

 

-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: medahms
Mesaj Tarihi: 18-Ağustos-2009 Saat 12:29
 

7) İHFA: Tanımı;

 Tenvin veya nunu sakinden sonra ihfa harflerinden biri gelirse, ihfa olur. Arkadaşlar ihfa yapılırken genizden bir sesin gelmesi gerekiyor. İhfanın esası budur. Bazen arkadaşlar genizden ses getirdiklerini sanarak yanlış bir uygulama yapıyorlar. Bunun doğru  yapılıp yapılmadığını şöyle anlayabiliriz. Sesimizi genizden getirirken burnumuzu sıkalım. Şayet ses  kesilir ve burun tıkanırsa ihfa olur. Yoksa ses hala geliyorsa o zaman ihfa olmaz ama biz ihfa  yaptığımız zannederiz. Şimdi ihfa harflerini görelim: İhfa harfleri 15 tane olup  yazacağımız beytin ilk harfleridir: 

 

 

Şimdi bu harfleri tek tek yazalım:  

 

 

 

 

BodyTextIndent2" align=center>Şimdi ihfanın bir kez daha tanımını yapalım: Tenvin veya nunu sakinden sonra bu onbeş harften biri gelirsen ihfa olur. İhfanın genizden gelen bir ses olduğunu belirtmiştik. Örnekleri görelim:

BodyTextIndent2" align=center> 

BodyTextIndent2" align=center>

BodyTextIndent2" align=center> 

Arkadaşlar bu örneklere dikkat edelim. İlk örnekte nunu sakin dediğimiz cezzimli nun gelmiştir. Onun hemen arkasından da ihfa

Arkadaşlar bu örneklere dikkat edelim. İlk örnekte nunu sakin dediğimiz cezzimli nun gelmiştir. Onun hemen arkasından da ihfa

 

 

harflerinden              gelmiştir. Öğle ise ses genizden getirilerek ve birazda tutularak okunur. İkinci örnekte ise

 

 

tenvinden sonra              harfi gelmiştir. Bu takdirde yine ses genizden ve tutularak okunur. Üçüncü örnekte aynı şekilde okunur.

 

 

ÖRNEKLER

 

 

 

 



-------------
http://www.hakikatdamlalari.net/forum/customavatars/avatar153_1.gif

http://www.loadtr.com/638133-yph.htm">


Mesajı Yazan: $€yy@h
Mesaj Tarihi: 08-Eylül-2009 Saat 13:50
 
“Mim / م ” : Bu harf vakf alametidir; yani bu alamete gelindiği zaman durmanın gerekliliğini gösterir. Burada durma gerekliliği şer’î değil, istılahîdir. Tıpkı ومايعلم تأويل إلا إلله ayetindeki إلا إلله ‘da durulmasının lüzumu gibi… Okuyucu إلا إلله ‘da durur, sonra da والارا سخون في العلم “den başlayarak okumasını sürdürür.

“Ta /ط “ : Bu harf, lüzum ve cevaz anlamı taşımaksızın mutlak manada durmak gerektiğini gösterir.

“Cim / ج ” : Vasl ve vakfetmenin tercihe göre caiz olduğunu gösterir bir alamettir. Fakat bu alamete gelindiğinde vakfetmek evla sayılmıştır.

“Sad / ص “ : Ruhsat alametidir; okuyucu, nefesinin yetmediği yerde durur, sonra da kaldığı kelimeyi tekrarlamadan, kaldığı yerden okumasını sürdürür.

“Ze / ز “ : Durmanın caiz olduğunun gösterir bir alamettir. Fakat vakfetmektense vasl etmek evla sayılmıştır.

“Lâmelif / لا ” : Durmanın caiz olmadığını gösterir bir alamettir. Manası, “durma!”dır. Çünkü henüz mana tamamlanmamıştır! Yapılan vakf ise, zaruret sebebiyledir. Okumaya, mutlaka üzerinde vakfedilen kelimenin iadesiyle başlanır. Eğer لا ayetin sonunda ise, vakfedilir sonra iade edilmez.

“Kaf /ق “ : Kurra’nın ekserisine göre vasl alametidir, buna rağmen vakf etmek de caizdir.

“Kıf / قف “ : Vakf hususunda emirdir; manası: “Latif bir biçimde dur!” demektir. Bu alamet durmanın vasl etmekten evlâ olduğunu gösterir. Amaç, vakfın manada faydası olduğuna işaret etmektir.

“Ayn / ع “ : Rüku’ alametidir. Okuyucu, namazda rüku’a varmak isterse, bu işarete geldiğinde rükua varması münasiptir. Çünkü bu alamet, bir konunun ya da kıssanın bitip yenisinin başladığına işarettir.

“Peş peşe gelen biri üstte üç noktalar / .. .. “ : Bu üç noktalar muanikada durmanın işaretidir. Okuyucu, eğer birinci üç noktada durursa, ikincisinde durmaz. Eğer birincisinde durmazsa, maksud mana sahih olsun diye ikinci üç noktalarda durur. Eğer ikisinde de durursa mana tamam olmaz!


-------------
"Fikir sahibi olmaya mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız, gün
gerçek zenginliğin sırrını bulacağız. "

P.Safa


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 02:52

Tecvit öğrenmek hususunda önce mahreçlerin çıkarılması yani harflerin doğru mahreçlerden doğru çıkarılması gerekir. Ondan sonra tecvit bilgisi öğrenilir. Harfler doğru çıkarılmadan tevcit bilgisi öğrenmenin bir faydası olmuyor. Zira ezber yapılan bir şey olduğundan zamanla unutuluyor. Tecvit öğrenmek her farz-ı kifayedir. Her müslümanın en azından Kur'an-ı Kerim'i doğru okuyabilecek kadar tevcit bilmesi gerekir.



-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: Arifane
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 05:29
Eselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu
Degerli medahms kardesim öncelikle Allah Razi olsun gercekten cok güzel ve faydali bir calisma Rabbim faydalanabilenlerden olmamizi nasip etsin emegiyin karsiligini kat kat versin ins.
Yalniz Kardeslerim bir konuya deyinmeden edemedim bazi Kardeslerimiz tecvitle okumak farzdir gibilerinnde birseyler yazmis Kurani tecvitle okumak elbetde cok güzeldir Allahin kelamini hos bir sedayla cikarabilmek süsleyerek okumak cok güzeldir ama lütfen Farz demeyelim önemli olan hatasiz okumakdir tecvitle degil hatasiz okumak icin illa tecvitle okunacak diye bir Farz yokdur varsa bu konuda bildiginiz bir Ayet buyrun paylasalim yoksa Allahin dinde farz kilmadigi seylere Farz diyerek kendimizce kulakdan duyma sözlerle hareket etmeyelim bunun vebalinden kurtulmak mazAllah cok zordur.
Peygamber Efendimiz SAV Kuran Tilavetle degil Hidayetle okunur buyuruyor  demekki önemli olan evvela Allahin ne söyledigidir ve Insanlarin kurtulusu icin receteyi nasil kullanacagimizdir yoksa ezbere okumak degildir.
Lütfen yanlis anlamayin amacim birilerini elesdirmek degil nitekim hepinizide Allah icin cooooook seviyorum hepinizde benim Kardeslerimsiniz.
Allah hepinizden Razi olsun insAllah


-------------
ALLAHI EN COK SEVEN ONU EN COK ZIKREDENDIR

                     


Mesajı Yazan: GAMZELI
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 11:34
  Aleykümselam
 Bende Kuran-i Kerimi tecvidli olarak ögrenilmesinin farz oldugunu biliyorum.Yani bize bölye ögretildi.
Müzemmil  suresi 4.ayet:"Kur´an-i acik acik,tane tane oku" buyurmaktadir.

 

-------------
ALLAH katinda neyse degerim
Ben okadar ederim...


Mesajı Yazan: yagmur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 12:56
 Aleykümselam
Bende gamzeli gibi tecvid öğrenmenin farz-ı kifaye olduğunu biliyorum yani farz.harflerin yalnış çıkarılması kelimenin anlamını değiştirebiliyo namazda da sureleri okurken yalnış telafuzdan dolayı surelerin manaları değişiyo Allah muhafaza namazda tehlikeye girebilir...


-------------
KISACIK DÜNYA YURDU BU KADAR ZORLUK İSTERKEN,SONSUZLUK YURDU BİRAZCIK ÇABAYA DEĞMEZ Mİ??


Mesajı Yazan: esferce
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 14:41
Orjinalini yazan: kiraz_gez

 namaz sureleri hatasiz okuyacak kadar tevcid bilmesi her müslümana farzdir.
 
bu cumle sızemı aıt yoksa hadısı serıfte felanmı okudunuz? 


-------------
Tutukla Beni Rabbim, Umuttan Boşanıp Boynumu Büktüğüm Yerdeyim, Kekremsi Tatlar Duyarım Zihnimin Sokaklarında !Sen Tut Bırakma Ya Rabbim ..


Mesajı Yazan: esferce
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 14:50
Orjinalini yazan: yagmur

 Aleykümselam
Bende gamzeli gibi tecvid öğrenmenin farz-ı kifaye olduğunu biliyorum yani farz.harflerin yalnış çıkarılması kelimenin anlamını değiştirebiliyo namazda da sureleri okurken yalnış telafuzdan dolayı surelerin manaları değişiyo Allah muhafaza namazda tehlikeye girebilir...
  
 
farz ıkıye ayrılır 1 farzı ayn 2 farzı kıfaye
farzı ayn kısının kendısının yapmasıyla sorumlulugun uzerınden kalktıgı seylerdır
mesela namaz kılmak kımse kımsenın yerıne namaz kılamaz bu yuzden farzı ayındır
farz-ı kıfaye bırılerının yapmasıyla o farzın dıgerlerının uzerınden dusmesıdır.
mesela kamanda dıyelımkı doktor yok bu durumda butun kaman halkı bu durumdan sorumludur ama bır tane doktor yetıstırılırse bu sorumluluk dıgerlerınden duser
 veya cenaze namazı kılmak farzı kıfayedır(cemaat sart degıldır) ama bı cenaze namazı kılınırken ya bır kadın ya da bır erkek sarttır eger ımamdan baska kımse olmazsa bu durumda o belde halkı bundan sorumludur


-------------
Tutukla Beni Rabbim, Umuttan Boşanıp Boynumu Büktüğüm Yerdeyim, Kekremsi Tatlar Duyarım Zihnimin Sokaklarında !Sen Tut Bırakma Ya Rabbim ..


Mesajı Yazan: yagmur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 16:24

açıklaman için teşekkür ederim esferce.yanlız ben oraya niye farz-ı kifaye yazmışım anlamadım:) tabikide farz-ı ayın olacak kusuruma bakmayın olur mu;)



-------------
KISACIK DÜNYA YURDU BU KADAR ZORLUK İSTERKEN,SONSUZLUK YURDU BİRAZCIK ÇABAYA DEĞMEZ Mİ??


Mesajı Yazan: sidre
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 17:15
Tecvid ilmini bilmek farz-ı kifâyedir. Ancak ‘Lahn-i celî’ denilen açık hatalardan kurtaracak kadar tecvid ile amel etmek her mükellef üzerine farz-ı ayndır.
Bunun için şöyle diyebiliriz. Namaz kılacak kadar, yani namazını bozmayacak kadar, okunduğu zaman âyetlerin mânâsını değiştirmeyecek şekilde kıraat bilmek her Müslüman için şahsi bir farzdır. Farz olduğuna delil Müzemmil suresinin 4. âyetidir. “Habibim sen Kur’ân’ı tertil üzerine oku ve ümmetine emir eyle ki, Kur’ân’ı tertil üzere okusunlar.” “Kur’ân’ı açık açık, tâne tâne, tertil ile oku.”2

Hz. Ali Kerremallahü Veche’ye bu âyetin mânâsı sorulduğunda buyurdu ki:

Tertil, harfleri tecvid ile yani sıfat-ı lâzıme ve sıfat-ı ârızalarına riâyet ederek okumak ve vakıfları bilmektir.
Ve Peygamber (asm) Efendimiz buyurdu ki: “Bazı Kur’ân okuyanlar vardır ki, Kur’ân onlara lânet eder.” Edâsına ve ameline uymadığı için bu hadîs-i şerif dahi âyet-i kerimedeki işâreti te’kit ve takviye edip tertil ile okumasının vâcip olduğunu isbat etti. 

Zira Allah u Teâlâ Hazretleri tecvid ile inzal eyledi ve bizlere de böylece (tecvidle) vâsıl oldu. O tecvid farz olduğu gibi tilâvetin de süsüdür. Edânın da kıraatin de zînetidir.” Malum olduğu gibi Kur’ân’sız, kıraatsiz namaz olmaz. Kıraat, namazın farzındandır. Kıraat de mümkün mertebe tecvide uygun olmalıdır..
Şüphesiz Allah, hiç kimseye güç yetiremediği bir teklif yüklememiştir. Kişi, gerek dilindeki bir konuşma arızasından dolayı, gerekse kendisine öğretecek bir kimse veya imkân bulamamasından dolayı tecvidi öğrenmemişse Allah katında mazurdur, mesul değildir, affa uğrar. Bu durumda öğrendiği kadar, ya da güç yetirebildiği kadar bildikleriyle Kur’ân’ı okumasında kendisine bir günah yoktur. Bildikleriyle amel etmesi kişiye yeterlidir. Bilmedikleriyle amel etmek hiç kimseye farz değildir. Emin olmalıdır ki, kişi bildikleriyle amel ettikçe, Allah ona bilmediklerini öğretir.
Ancak elinde öğrenme ve uygulama imkânı olduğu halde sırf ihmalkârlıktan dolayı öğrenmeyen veya öğrenip unutan, ya da öğrendiği halde Kur’ân’ı tecvit üzere okumayan kimse ise mesuldür.
Allah bildiklerimizle amel etmeyi, bilmediklerimizi öğrenmeyi cümlemize nasip etsin. Âmin.

 
 

-------------
Ben kuş değilim ki pervasızca uçayım,ve dahi gönlüm göçmen değil ki avunayım...


Mesajı Yazan: Arifane
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 17:34
 Degerli Kardeslerim Allah askina biraz uyanik olalim Bu tamamen Iblisin bir oyunudur insanlari Kurandan uzak tutmak icin ben tecvit bilmiyorum aman hata yaparim Kurandan uzak durayim desinler Kurandan uzak dursunlar diye ve bunu en güzel sekilde basariyor.
Müzemmil 4 aynen söyle Kurani yavas ve tane tane oku tecvitden bahsedilmiyor önemli olan hatasiz olarak okumaya gayret etmek hatasiz okumak icin tecvit bilmek gerekmez.
Tekrar ediyorum Tecvitle okumak cok güzel hepimizin tecvit ögrenmesi tecvitle okumasi harika olur ama Farz degildir
Kardesimizin bu güzel calismasinin ahengini bozmamak icin birdaha bu konu hakkinda buraya yazmayacagim dileyen Kardeslerimizle özelden bu konuyu tezekkür edebiliriz insAllah
Allah hepinizden razi olsun.


-------------
ALLAHI EN COK SEVEN ONU EN COK ZIKREDENDIR

                     


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 18:46

Tecvit'in farziyeti gayet açık bir meseledir. Buna dair aşağıdaki yazı mütalaa edilsin.

 Kur’ân-ı Kerîm’i tecvid ile okumanın hükmü nedir? Ayrıca Her Müslüman için gereken asgari kıraat seviyesi ne olmalıdır?Tecvid ilmini bilmek farz-ı kifâyedir. Ancak ‘Lahn-i celî’ denilen açık hatalardan kurtaracak kadar tecvid ile amel etmek her mükellef üzerine farz-ı ayndır.

Bunun için şöyle diyebiliriz. Namaz kılacak kadar, yani namazını bozmayacak kadar, okunduğu zaman âyetlerin mânâsını değiştirmeyecek şekilde kıraat bilmek her Müslüman için şahsi bir farzdır. Farz olduğuna delil Müzemmil suresinin 4. âyetidir. Allah-u zülcelâl vel-kemâl Hazretleri bu âyet-i kerîme ile peygamberine yani Muhammed-i Arabî (asm) Efendimiz’e emir buyurdu ki (meâlen): “Habibim sen Kur’ân’ı tertil üzerine oku ve ümmetine emir eyle ki, Kur’ân’ı tertil üzere okusunlar.”

Hz. Ali Kerremallahü Veche’ye bu âyetin mânâsı sorulduğunda buyurdu ki:

Tertil, harfleri tecvid ile yani sıfat-ı lâzıme ve sıfat-ı ârızalarına riâyet ederek okumak ve vakıfları bilmektir. Ve dahi Peygamber (asm) Efendimiz buyurdu ki: “Bazı Kur’ân okuyanlar vardır ki, Kur’ân onlara lânet eder.” Edâsına ve ameline uymadığı için bu hadîs-i şerif dahi âyet-i kerimedeki işâreti te’kit ve takviye edip tertil ile okumasının vâcip olduğunu isbat etti.

Muhakkik İbnü’l-Cezeri Hazretleri de tecvidin farziyyeti hakında şöyle der: “Kur’ân-ı Kerîm’i tecvid ile üstazdan öğrenmek lazımdır. Tecvidsiz okuyan kimse günahkar olur. Zira Allah u Teâlâ Hazretleri tecvid ile inzal eyledi ve bizlere de böylece (tecvidle) vâsıl oldu. O tecvid farz olduğu gibi tilâvetin de süsüdür. Edânın da kıraatin de zînetidir.” (Edâ demek: Bir hocadan öğrenerek okumak demektir) Malum olduğu gibi Kur’ân’sız, kıraatsiz namaz olmaz. Kıraat, namazın farzındandır. Kıraat de mümkün mertebe tecvide uygun olmalıdır.

- Hocam Kur’ân kıraatinin tahsiline başlamak için asgari bir seviye gerekiyor mu?
Evet gerekiyor. Eski hocalar: “Süt çocuğuna pirzola verilmez.” derlermiş. Yani kıraat ilmi daha çok uygulamalı bir tahsil olduğundan ses terbiyesi iktiza ettiğinden belli bir kademe ile öğrenilir. Kısaca, asgari, yüzünden Kur’ân-ı Azimüşşan’ı okumasını ehlinden öğrendikten sonra başlamalı.
 
alıntı-bilgininadresi.net-


-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 18:50
Orjinalini yazan: Arifane

 Degerli Kardeslerim Allah askina biraz uyanik olalim Bu tamamen Iblisin bir oyunudur insanlari Kurandan uzak tutmak icin ben tecvit bilmiyorum aman hata yaparim Kurandan uzak durayim desinler Kurandan uzak dursunlar diye ve bunu en güzel sekilde basariyor.
Müzemmil 4 aynen söyle Kurani yavas ve tane tane oku tecvitden bahsedilmiyor önemli olan hatasiz olarak okumaya gayret etmek hatasiz okumak icin tecvit bilmek gerekmez.
Tekrar ediyorum Tecvitle okumak cok güzel hepimizin tecvit ögrenmesi tecvitle okumasi harika olur ama Farz degildir
Kardesimizin bu güzel calismasinin ahengini bozmamak icin birdaha bu konu hakkinda buraya yazmayacagim dileyen Kardeslerimizle özelden bu konuyu tezekkür edebiliriz insAllah
Allah hepinizden razi olsun.
  
 
Tamamen şahsi bir yorum, pek çok ilmihalde tecvitin farz-ı kifaye olduğu yazıyor. Bu yazılan da nefsinin bir oyunudur. Tevcit öğrenmek demek nefse zor geldiğinden böyle bir şey uydurmuş olmalı. Zira tevcitin farziyeti ayan beyan ortadadır. Bütün hocalara sorduğunuzda tevcitin farz olduğunu yani yukarıda yazılan hükümlerin doğru olduğunu söyleyeceklerdir.


-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 18:57

Madem tartışma konusu olmuş ben de merak ederek bu konuyu az önce Emekli bir müftü efendiye sordum.

Dedi ki: "Tecviti öğrenmek farz-ı kifayedir. Yani bir cemaatten bir grubun tevciti hatasız olarak bilmesi farz-ı kifaye olup o cemaatin üzerinden sorumluluğun kalkmasına sebep olur. -cenaze namazı gibi- Buna delil ise Müzzemmil Suresi'ndeki "tertil" kelimesidir. Çünkü tertil kelimesinden maksat tecvit olduğunu müfessirler beyan etmişlerdir" şeklinde cevap verdi. Artık bu konuda tevcit farz değildir diyen kardeşimizin sözünün ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkıyor.
Saygılarımla....
 

-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: beyzanur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 20:53
 selamun aleyküm kardeşlerim maşallah bu çok güzel bir çalışma olmuş her an kendimizi ve ibadetlerimizi yapma hususunda düzeltmeler yapmak çok güzel bişey RABBİM bütün hatalarımızı affeder inşallah ALLAH' A emaenet olun.....


Mesajı Yazan: Arifane
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 22:33
Orjinalini yazan: Nurun ala nur

Madem tartışma konusu olmuş ben de merak ederek bu konuyu az önce Emekli bir müftü efendiye sordum.

Dedi ki: "Tecviti öğrenmek farz-ı kifayedir. Yani bir cemaatten bir grubun tevciti hatasız olarak bilmesi farz-ı kifaye olup o cemaatin üzerinden sorumluluğun kalkmasına sebep olur. -cenaze namazı gibi- Buna delil ise Müzzemmil Suresi'ndeki "tertil" kelimesidir. Çünkü tertil kelimesinden maksat tecvit olduğunu müfessirler beyan etmişlerdir" şeklinde cevap verdi. Artık bu konuda tevcit farz değildir diyen kardeşimizin sözünün ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkıyor.
Saygılarımla....
 
   
 
Hay ARO Nrun ala Nur kardesim Müftü Efendi cevabi cok güzel vermis ama malesef pek anlasilamamis sanirim
Kurani okurken hatasiz okumaya gayret etmek gerekir ama illa tecvitle okumak diye bir Farz yokdur nitekim verilen Ayetlerdede tane tane ve yavas yavas yani manasini anlayacak yasayacak sekilde okunulmasi Farz kilinmisdir daha önce bu konuda artik yazmayacagimi yazmisdim ama son bir cevap verme hakkini buldum hem bu bir tartisma degil bunun Dinimizdeki adi Tezekkürdür en güzelini en dogruyu bulabilmek icin bir nevi hepimizi arasdirmalara yönlendirir yeterki ölcüyü kacirmayalim hakaret boyutlari olmasin.
Allah Razi Olsun


-------------
ALLAHI EN COK SEVEN ONU EN COK ZIKREDENDIR

                     


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 23:07

Müftü Efendi "Farz-ı kifaye" dedi kardeşim. Bu müftü efendi ise alim bir zat olup çok kişinin itimat ettiği bir zattır. Tevcitle okumak farz-ı kifayedir.... Bunun başka bir izahı yoktur.



-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: Nurun ala nur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 23:10

Müftü Efendinin sözü gayet açık olduğu gibi ilmihallerde de aynı şey yazıyor. Bunun aksi bir şey yazmıyor....



-------------
Nur-u iman, insanın bütün ef'al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ'caz)


Mesajı Yazan: yagmur
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2009 Saat 23:36
 Tecvid ilmini bilmek farz-ı kifâyedir. Ancak ‘Lahn-i celî’ denilen açık hatalardan kurtaracak kadar tecvid ile amel etmek her mükellef üzerine farz-ı ayndır.
Bunun için şöyle diyebiliriz. Namaz kılacak kadar, yani namazını bozmayacak kadar, okunduğu zaman âyetlerin mânâsını değiştirmeyecek şekilde kıraat bilmek her Müslüman için şahsi bir farzdır. Farz olduğuna delil
Müzemmil suresinin 4. âyetidir
. “Habibim sen Kur’ân’ı tertil üzerine oku ve ümmetine emir eyle ki, Kur’ân’ı tertil üzere okusunlar.” “Kur’ân’ı açık açık, tâne tâne, tertil ile oku.”2
  bende aydınlandım sanırım Allah razı olsun ben namazı tehlikeye düşürdüğü için farz olduğunu bundan dolayıda farz-ı ayın olduğunu biliyodum.


-------------
KISACIK DÜNYA YURDU BU KADAR ZORLUK İSTERKEN,SONSUZLUK YURDU BİRAZCIK ÇABAYA DEĞMEZ Mİ??


Mesajı Yazan: GARIP_ANKARA
Mesaj Tarihi: 23-Eylül-2009 Saat 11:11

emeğinize sağlık verdiğiniz bilglerden dolayı



-------------
http://www.kucukresim.com">



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat